Alevilerin kadın erenlerinden Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımına red!

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tarafından Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan başvuru reddedildi. 

Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesinde bulunan ve Aleviler için kutsal olan Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımı için, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuru yapmıştı.

Ancak, bakanlık, tasarruf tedbirleri doğrultusunda ve ödenek yetersizliği gerekçesiyle söz konusu talebi reddetti. Bunun üzerine Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tekrar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yazılı dilekçe vererek, sözkonusu restorasyon işlemleri için gerekli iznin verilmesi halinde ekonomik olanakları kendilerinin yaratmak istediklerini beyan ettiler.

Bakanlığa verilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:

“Ödenek yetersizliği nedeni ile sözkonusu talebimiz olumlu değerlendirilmemektedir. Ama biz, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyonu için gerekli ekonomik olanakları yaratıp Kadıncık Ananın Türbesi’ni restore etmek istiyoruz. Bakanlığımızdan bu konuda bize yardımcı olmasını ve Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyon için gerekli iznin verilmesini saygıyla talep ediyoruz.”

/İSTANBUL


kaynak: pirha


İstanbul Valisi ekmek fiyatlarını açıkladı

– 200 gram ekmek 1 lira, 250 gram ekmek ise 1,25 liraya satılacak. 

İstanbul Valisi Vasip Şahin, ekmek fiyatlarına ilişkin açıklama yaptı.

Şahin, “200 gram ekmek 1 lira250 gram 1,25 liraya tüketiciye ulaştırılacak. İstanbul’da 2016’dan bu yana değişen bir fiyat yok” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da, Halk Ekmek olarak 250 gram ekmeği 75 kuruştan satacaklarını duyurdu.


kaynak: pirha


Mersin’deki Dersimliler Derneği’nden aşure lokması

Mersin’deki Dersimliler Derneği aşure lokmasını pay etti. 

Yas-ı Muharrem orucunun tamamlanması sonrası Aleviler, Aşure lokmasını paylaşmaya devam ediyor. Mersin’de yaşayan  Dersimliler dernek binasında aşure  lokması  pay etti.

Dernek  binasında  gerçekleşen lokmaya, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, İnanç Kurulu Yönetim Kurulu üyesi  Kazım Açıktepe, İnanç Kurulu Yönetim Kurulu üyesi Baki Erdoğan MESİAD Başkanı Hasan Engin, İşadamı Mustafa Güler ve Dersim Derneği  üyeleri ve çok sayıda can katıldı.

Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Dede Erdoğan Sevin’in gülbang okumasının ardından Mersin Cemevi İnanç Kurulu’ndan Dede Kazım Baran’ın seslendirdiği deyişlerle Mersin Cemevi’nden kadın canlar semah döndü.

Dersimliler Dernek Başkanı Hasan Tanrıkut, “Her yıl geleneksel olarak  aşure lokmamızı pay ediyoruz. Kerbela’dan bugüne  kadar Aleviler baskı ve zulümle  karşı karşıyadır. Lokma paylaşımına katılan tüm canlarımıza teşekkür ediyoruz. Hızır yardımcınız  olsun. Lokmanız  kabul  olsun” diye  konuştu.

/MERSİN


kaynak: pirha


Alevi Sekretaryası Başkanı Joan Ryan’dan Liverpool Cemevi’ne ziyaret

Alevi Sekretaryası Başkanı Enfield İşçi Partisi Milletvekilli Joan Ryan ve Edmonton İşçi Partisi Milletvekilli Kate Osamor, Liverpool Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’ni ziyaret etti.

Alevi Sekretaryası Başkanı Enfield İşçi Partisi Milletvekilli Joan Ryan ve Edmonton İşçi Partisi Milletvekilli Kate Osamor, Liverpool Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’ni ziyaret etti.

Joan Ryan, cemevi başkanı ve yöneticilerle birlikte Alevi toplumu ve son gelişmeler hakkında verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini söyledi.

Alevi Sekretaryası Başkanı ve Enfield Milletvekilli Joan Ryan ve eski HDP Milletvekilli Ertuğrul Kürkçü ile verimli bir toplantı gerçekleştiğini vurgulayan Taner Çiçek, toplantı ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Joan Ryan’nın ziyareti bizim açımızdan oldukça verimli oldu. Joan Ryan Alevi Sekretaryası hakkında bilgi aldık ve bize milletvekillerimizin Alevi Sekretaryası’na katılmasının ne kadar önemli olduğunu belirtti. Kendi yöresel milletvekillerimizin parlamentoda Alevi toplumunu temsil etmesinin önemi Joan Ryan tarafından vurgulandı. Pazartesi günü birçok konu hakkında bilgi alışverişi yaptık, HDP Milletvekilli Ertuğrul Kürkçü de bize eşlik etti ve Türkiye’deki gündemi değerlendirdik. Ertuğ Kürkçü’ten Türkiye’nin son durumunu ve özellikle Alevi toplumu hakkında bilgi aldık.”

25 Eylül Salı günü ise Liverpool Alevi Kültür Merkezi ve cemevi yöneticiler, İşçi Partisi Milletvekilli Kate Osamor ile birlikte öğlen yemeğinde buluştu. Yönetimle ile keyifli bir öğle yemeğinde biraraya gelen Kate Osamor, cemevi yöneticilerine birçok konuda tavsiyelerde bulundu.

Taner Çiçek, Kate Osamor ile sohbetlerini şu sözlerle özetledi:

“Kate Osamor’dan çok güzel bilgiler aldık. Neler yapmamız gerektiği hakkında bizleri bilgi sahibi yaptı. Siyasetin içinde olmamız ve özellikle de gençlerimizin siyasetin içinde olmasının önemini bize anlattı. Londra’da siyasetin içinde olan Alevi arkadaşlarımız bir örnek olarak gösterildi. Özellikle Enfield Belediye Başkanı Saray Karakuş ve diğer yetkili arkadaşlarımız hakkında konuştuk.

Bizim gençlerimizin de siyasete atılıp, Alevileri temsil etmesinin üzerine durduk. Kate Osamor ile güzel bir görüş alışverişi oldu.”   


kaynak: pirha


Saray için harcanan günlük para 1.8 milyon TL

Sayıştay denetim raporuna göre, halktan tasarruf isteyen Cumhurbaşkanlığı’nın, günlük 1.8 milyon lira harcadığı belirtildi. 

Sayıştay, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın 2017 yılı giderlerine ilişkini denetim raporunu yayımladı. Rapora göre Saray, günde 1.8 milyondan fazla para harcadı.

Saray‘ın personeli için yılda 106 milyon harcandığı ve Erdoğan’ın 2017 aylık maaşının  53.3 bin TL olduğu rapora yansırken örtülü ödeneğinin hacmi yine belirtilmedi.

Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’ nun haberine göre; Sayıştay’ın Saray‘ın hesaplarına ilişkin denetiminin sonuçları şöyle:

GÜNDE 1.8 MİLYON:   Saray‘ın 2017 yılı için yaptığı 658 milyon 240 bin 289 TL ile ayda yaklaşık 54 milyon, günde ise yaklaşık 1.8 milyon TL harcadığı ortaya çıktı.

ÖRTÜLÜ ÖDENEK YİNE ÖRTÜLÜ:  Saray‘ın örtülü ödeneği olarak bilinen “gizli hizmet gideri” kalemi, 2015 ve 2016 yıllarında olduğu gibi 2017 yılına ilişkin Sayıştay raporunda yer almadı. Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneği 2015’te yapılan yasal düzenleme ile gizlenmişti. 2015 yılı raporuna ise Cumhurbaşkanlığımın gizli hizmet gideri 150 milyon TL olarak yansımıştı.

BAŞKAN’IN ADAMLARINA 106.8 MİLYON: Başta başdanışmanlar olmak üzere  Cumhurbaşkanlığı’nın tüm personeline yılda toplam 106 milyon 813 bin 327 TL harcama yapıldığı da Sayıştay raporu ile ortaya çıktı. Buna tüm personelin 11 milyon 27 bin 54 TL’lik sosyal güvenlik prim giderleri de eklendiğinde, Saray ‘ın Erdoğan dahil tüm personeline 1 yılda toplam 117 milyondan fazla harcama yaptığı, Saray‘ın aylık personel harcamasının da 9.8 milyon TL’yi aştığı anlaşıldı.


HDP Alevi Masası’ndan zorunlu din dersi tepkisi: Tümüyle kaldırılsın-VİDEO

Alevilere yönelik artan nefret söylemlerine karşı HDP Halklar ve İnançlar Komisyonuna bağlı Alevi Masası adına Zeynel Özen, TBMM’de basın açıklaması yaptı. Özen, yeni eğitim-öğretim yılının Alevilere hakaretlerle başladığını belirterek, Alevi toplumunu ve Aleviliği hedefleyen bu ayrımcı, baskıcı uygulamalar son verilmesi çağrısında bulundu. 

HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’na bağlı Alevi Masası, okullarda bazı din öğretmenlerinin derslerde Alevilerle ilgili nefret söylemleri olmak üzere, eğitimin tek bir inanç ekseninde dinselleşmesine ve Diyanet’in farklı inançların vergileriyle finanse edilmesine dair TBMM’de bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıda, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İzmir Milletvekili Tuma Çelik, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve Şırnak Milletvekili Nuran İmir bulundu. 

Basın açıklamasını HDP Halklar ve İnançlar Komisyonuna bağlı Alevi Masası adına HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen okudu. Alevilere yönelik nefret söylemlerine en çok karşılaştıkları yerlerin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar ve müfredat içinde okutulan “zorunlu din dersleri” olduğunu söyleyen Özen, yeni eğitim-öğretim yılınında “zorunlu din dersinde” yeni bir hakaret örneğiyle karşılaştıklarını belirterek, yeni eğitim-öğretim yılının Alevilere hakaretle başladığının altını çizdi.

Özen,  Alevilere yönelik nefret söylemine okullarda bu kadar sık rastlanmasının ciddi bir toplumsal soruna işaret ettiğine dikkat çekti.

“BU SORUN ZİHNİYET SORUNUDUR”

Alevilere yönelik hakaret ve nefret söylemlerinin son örneği İstanbul’un Arnavutköy İlçesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda gerçekleştiğini söyleyen Özen, durumu şöyle özetledi:

“Zorunlu din dersi için görevlendirilen öğretmen sınıfta “Alevilerin yaptığı yemek yenmez” deme cüretini göstermiştir. Kamuoyunun gösterdiği tepki üzerine görevden alındığı söylenen öğretmenin ücretli öğretmen statüsünde olması İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından bir teselli gerekçesi gibi sunulmuştur. Buna dayanarak olayın münferit bir hadise gibi gösterilmesi ise gerçeklere aykırı ve kandırmacadır. Alevilere yönelik bu nefret söylemlerinin sorumluluğu; cehaletin sesi olan bazı din öğretmenlerinden ziyade, sırtlarını dayadıkları tekçi, inkârcı ve iktidara dayanan ulema anlayışına aittir. Bu sorun her şeyden önce bir zihniyet meselesidir.”

“ALEVİ ÖĞRENCİLER DİN ÖĞRETMENLERİN HAKARETLERİNE MARUZ KALIYORLAR”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararına rağmen zorunlu din dersinin hala okullarda okutulduğunu söyleyen Milletvekili Zeynel Özen, sadece iktidara yedeklenmiş bir Sünni İslam anlayışının öğrencilere aşılanmaya çalışıldığı bu derslerde Alevi öğrencilerin çeşitli sıkıntılar yaşarken, bir taraftan da din öğretmenlerinin hakaretlerine maruz kaldıklarını belirtti.

AKP hükumetinin  eğitimi tamamen dinselleştirme politikalarıyla mevcut eğitim sisteminin Alevi çocukları için işkenceye dönüştüğünü kaydeden Özen, “Müfredata yeni eklenen ve “seçmeli” kategorisi altında sunulan ama aslında fiili olarak zorunlu kılınan yeni din dersleri ile eğitimin önemli kısmı dini bir içeriğe bürünmüştür” dedi.

“DİN DERSLERİ TÜMÜYLE KALDIRILMALI” 

Alevi toplumunu ve Aleviliği hedefleyen bu ayrımcı, baskıcı uygulamalara son verilmesi çağrısında bulunan Zeynel Özen, “Öğrencilerin ve ailelerin istek ve iradeleri dışında “zorunlu” ve “seçmeli” adı altında zorla öğretilen din dersleri ablukası tümüyle kaldırılmalıdır. İmam hatip okullarının gereğinden fazla açılmasından ve bir asimilasyon aracı olarak kullanılmasından vazgeçilmelidir” dedi.

(İSTANBUL) 


kaynak: pirha


Dersim’de Yaşanan Karşıt Aleviliktir

Aleviler binlerce yıldır Yas-ı Muharrem orucunu tutarlar. Özellikle Mezopotamya ve Ortadoğu’da kriz ve kaostan kurtuluştan sonra Ana Mêzin’e (Büyük Ana, Doğa) bir minnet borcu olarak şükran aşını pişirirler.
Kerbela ile beraber Hz. Hüseyin ve kendine inananlar katledildiler. İmam Zeynel Abidin in hayatta kalmasından dolayı, bir şükranda bulunmak için 12 gün oruçtan sonra, Aşure pişirilir ve pay edilir.

Alevi inancında yas tarihle bütünleşme, yüzleşme, unutmama, yaşanan anın tarih olduğu bilincine varma, geçmişe dönme, hissetme, hafızayı tazeleme, nefis iktidarını yenme, ruhsal ve bedensel ikrarlaşmayı tamamlama, zalimin zülmünü ve zalimi bilince çıkarma, içebakış yöntemi ile “kimlik” yenileme, tarih bilincini geliştirme manalarına gelir. Bu yönüyle bakılırsa “yaş” bir kimlik edinmedir.

Hz. Hüseyin’in duruşu bir hakikat ve özgürlük arayışıdır. Her hakikat arayışı bir duruştur. İlk tavır çok önemlidir.  “Yanlış hayat doğru yaşanmaz” sözü Hz Hüseyin’in şahsında bir daha görünür kılınmıştır. Yezit tarafından dayatılan ikrarsız ve rızasız yaşamı reddetmiştir. Hz. Hüseyin zihin olarak İslamiyetteki hakikat paydasını görünür kılmaya çalışmıştır. Bundan dolayı Emevi İslam anlayışının temsilcileri ile bir kopuş yaşamıştır. Her hakikat yürüyüşü nahak zihniyetten kopuşu gerektirir. Hz. Hüseyin bu kopuşun sonunda serden geçerek pir olmuştur.

Son günlerde Dersim’de valilik, müftülük ve cemevi yetkililerinin ortaklaşa düzenledikleri “Aşure, Hz Hüseyin ve Kerbela Şehitlerini Anma” etkinliğini bir lokma erkanından ziyade bir “merasim” olarak tanımlamak lazım. Aşure ve Kerbela kavramlarının içi boşaltılmıştır. Alevi kavramlarına marifet gözüyle bakmak lazım. Gelinen aşamada yaşanan sadece Dersimle sınırlı değildir. Alevilik ikrarsızların elinde bir araç haline gelmiştir. Alevileri bekleyen tehlike büyüktür. “Karşıt Alevilik” kurumsallaştırılıyor. Nasıl ki “Yezit” şahsında somutlaşan Emevi İslam anlayışı İslamiyet’i demokratik, ahlaki politik özünden kopardıysa; İslamiyeti sömürünün, ikiyüzlülüğün, yalanın, hilenin üstünü örten bir araç haline getirdiyse; arsız, pirsiz nursuzların eliyle Rêya Heq Alevi inancı da özünden koparılarak, iktidarın hizmetine sunularak Hızır aklından uzaklaştırılıp  “karşıt Alevilik” inşa bilinmelidir ki, Hak yol Alevilik devletle bir çatışma ve uzlaşma değil, devlet zihniyetinden uzak, deryada ısrar etmektir. Alevi inancında otoriteye rıza gösterilmez. Mesele otoriteyi tanıma ve karşı olma değil; nahaka rağmen yola talip olup, rızalığı esas alma vardır.

Sorun aşureyi ve kerbelayı nasıl andıkları değildir. Alevilerin hakikat hattına karşı, dernekleşme hattı üzerinden içimizdeki ” Hınzır paşalar” eliyle Alevilik ahlaki ve politik özünden uzaklaştırılıyor. Alevilik egemenlerin elinde bir araca dönüşmüştür.

Dersim’deki Reya Heq Alevi toplumunun duyguları istismar edilmiştir. Cemevleri araç haline getirilerek binlerce yıllık iktidara bulaşmayan Alevi hakikati minaresiz cami haline gelen cem evlerine sıkıştırılıyor.
Nasıl ki Yezit ile beraber İslam’ın demokratik yönü kerbelada toprağa gömüldüyse, üzerine tuz ekildi ise, günümüzde ise Reya Heq Alevi inancının serçeşmesi olan Dersim’de, hêrda devreşte, mekanê Duzgun’ da “küfe ruhunu” temsil edenlerle Alevi hakikati toprağa gömülmeye çalışılıyor.

Cem evlerinin ve dernekleşmenin araç haline gelmesiyle inancımızın ne hale getirildiği görülmektedir. Dersim’de yaşanan aslında Alevi inancının, toplumsallığının çarmıha gerilmesidir.
Son dönemlerde Alevi coğrafyasında HES’ lerin yapılması, maden ocaklarının açılması boşuna değildir.
Aşure Alevi inancında hakkın emri rızasını savunan, farklılıkların birbirlerine hakimiyet kurmadan, bir arada yaşamanın adıdır aynı zamanda. Aşure kazanı biri bin yapar. Kazanın kendisi Rıza Toplumunu temsil eder, ruhsal ve bedensel ikrarlaşmayı sağlamayanlar bu tadı bozar. Kerbela’yı bilince çıkarmayanlar, yolu nursuza, arsıza düşüren cemevi yöneticileri ve pir olduğunu söyleyenler ancak ikrarından dönenlerdir. Aşuredeki tamlar çeşitlilik içinde birlikteliği temsil eder. Birinin varlığı ötekinin varlığı ile anlam bulur. Mülki erkanın Dersim’de yapmaya çalıştığı ise tektipleştirerek inancı özünden uzaklaştırmaktır.
Bütün Aleviler bilmeliler ki, mevcut dernekleşme ve cemevi anlayışı Alevi hakikatini görünür kılmıyor.

Muhammed Mustafa’yı peygamberlik sıfatı ile ceme almayan bir gelenekten geliyoruz. Haneye alınmaması sadece fakirliği dile getirmesi ile ilgili değildir. Xızır aklı ile bütünleşmesidir.Dersim ve bir çok yerde erkan yürüten, postta oturanların ” ikrarsızları” ceme almaları bir üst aklın sonucudur. Bir projedir. Alevi inancını devlet aklı ile bütünleştirip, tektipleştirerek özünden koparmaya çalışıyorlar. Son dönemlerde Alevi – Bektaşi havzalarına yönelmesinin nedenide budur. Daha önceleri Erzincan’da, Adıyaman’da, Ankara’da ve bir çok yerde cem erkanı sırasında, erkana ara verilerek mülki erkan ceme alınmış, posta oturtulmuştur. Erkana uymayan bu davranış “mihman” kavramıyla savunulmustur. Alevilikte “mihman” haneye nur tasıyandır. Nur taşımayana “bexer( hayırsız) denilmektedir. Yolu arsıza düşüren, ikrarsız olan, hakkın rızasını bilmeyen, nahak zihniyete biat eden, bütün tekçi zihniyetlerin temsilcileri bizim için mihman sayılmaz. Nursuz olan doğal olarak düşkündür.

Nahak zihniyet ve hınzır paşalarla Alevi toplumsallığı dağıtılmaya çalışılıyor. Alevi aklı ile bakıldığında ilk varoluş nedeni topraktır. Toprak inancımızda mülk değildir, hêrda devreştir. Bizler toprakla yâr olmuşuz. Turab olma bir makamdır. Alevilikte kutsal olan aynı zamanda toplumsaldır. Başta cem erkanlarımız olmak üzere bütün kutsallarımız tarihsel ve kültürel değerleri ile birlikte çarmıha geriliyor. Yaşanan sorunu kişilere indirgemek, müftülüğü mesul tutmak, karşıtlık oluşturarak dillendirmek istenen şeydir.
Bizim inancımızda mazlum çaresiz, zaman sahipsiz değildir. Zor aklı bu çarkın içinde bütün yol hakikatlerinin doğumunu gerçekleştirecektir.

Hak için söz söyleyeceğiz. Alevilerin bu kutsal ayda, Hüseyni nuru, gayreti, kemaletin, ikrarlı duruşu için kutsallarına karşı özünü dara alıp, çerağ uyandırarak, dar-ı didar olmaları lazım. Alevilerin her türlü nefis iktidarından aklen, ruhen ve bedenen arınması lazım. Buna kendini bilmek denir. Zihni pak, aklı pak, nuru pak ,yola ikrar veren, dar-ı didar olan Alevi pirleri ve dernek yöneticileri yolun devamını sağlar. Kendini bilen yolu pirsize, nursuza, arsıza, hırsıza düşürmez.


ZEYNEL KETE – Yazarın diğer yazıları için tıklayınız


 

Bektaş Piroğlu Dede, deyiş ve semahlarla Dilek Köyü’nde sırlandı-VİDEO

Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure lokmasındaki konuşması sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu, Dilek Köyü’nde vasiyeti üzerine deyiş ve semahlarla sırlandı.

Kalp krizi sonucu Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede, Çepnidere Cemevi’nde rızalık alındıktan sonra sırlanmak üzere Saruhanlı İlçesine bağlı Dilek Köyü’ne getirildi.

Köy girişinde büyük bir kalabalık ile karşılanan Piroğlu’nun Hakka yürüme erkanı köy meydanında gerçekleşti.  Erkanı Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, Serçeşme Hacıbektaş Piri Özdoğan Sağlam, Kureyşan Ocağı Piri Engin Seyitalidedeoğlu yürüttü. Gani Pekşen ve Bektaş Dede’nin kamberi Rahmi Aydın’ın seslendirdiği deyiş ve nefeslerle, Bektaş Dede’nin vasiyeti üzerine Çepnili kadınlar semahlar dönerek Piroğlu’nu Hakka uğurladı.

Hakka uğurlama erkanına PSAKD, DAD, HBVAKV, AKD temsilcileri, HDP Milletvekilleri Kemal Bülbül, Zeynel Özen ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve diğer kurum başkanları konuşma yaparak Bektaş Piroğlu’nu anlattılar.

Hakka uğurlama erkanından sonra Piroğlu, köy mezarlığına götürüldü. Burada da sırlama erkanı gerçekleşti.

Sırlama erkanında Pir Engin Seyitalidedeoğlu gülben verdi. Pir Özdoğan Sağlam’ın yürüttüğü sırlama erkanında, Gani Pekşen’in okuduğu nefeslerde duygusal anlar yaşandı. Çepni kadınları ağıtlar yakarak Bektaş Dede’yi sırladı.

MANİSA/


kaynak: pirha


Diyarbakır Cemevi’nde aşure dağıtıldı – VİDEO

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi, Alevilerin Kerbela Katliamı yasını anmak amacıyla tuttuğu Yas-ı Muharrem Orucu’nun ardından, aşure dağıttı.

Diyarbakır’ın Bağlar İlçesinde bulan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi, Aleviler’in Kerbela Katliamı yasını anmak amacıyla tuttuğu Yas-ı Muharrem Orucu’nun ardından, aşure dağıttı. Aşure dağıtımına Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl ve İçe Örgütleri, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Demokratik İslam Kongresi (DİK), Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (SES) BES, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Şeyh Sait Derneği, Azadi Hareketi, Diyarbakır Barosu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, Büyük Kadı ve Şarabi Köylüleri Derneği’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Aşure etkinliği öncesi, Ağuçan Ocağı ve Dede Karğın Ocağı’ndan Pirler, Gülbenkler ve duazlar okunduktan sonra Pir Sultan Abdal Kültür Derneği de deyişler okundu. Semahların dönüldüğü etkinlikte konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Cafer Koluman, etkinliklerini dışarıda dar bir alanda sıkıştırılarak inançlarının yasaklanmak istendiğini söyledi.

Yıllardır Kerbela’da yaşan zulme karşı Şah Hüseyin’in direnişini örnek gösterdiklerini ancak nutukları çok önemli bir husus olduğunu ifade etti. Şah İsmail’in kardeşi Zeynep’in esaret altına alınmasından sonra her türlü işkenceye maruz kalmasına rağmen zulme boyun eğmeyişine vurgu yapan Koluman, “Kerbela’da Zeynep’in yezide direnişi adeta bir kadın ruhu ve kadın direngenliği ile hafızalarda diri kalmayı devam etmiştir. Cumhuriyet tarihinden beri Aleviler üzerinde bol parçala yönet politikası devam ediyor. Kerbela’da gerçekleşen katliamlarla yüzleşilmediği için bu katliamlar bugün de devam ediyor. Cumhuriyet tarihi boyunca Dersim, Elbistan, Gazi, Gezide, katliam yaşandı. aslında bu mazlumla zalimin, haklı ile haksızın davasıdır bunun davası çözümün olsaydı bu gün yaşananların hiçbiri yaşanmazdı. Bizim savaşımız nerede bir haksızlık varsa karşısında hep birlikte durmak ve mücadele etmektir” diye konuştu.

Konuşmanın ardından yurttaşlara aşure ikram edildi.


kaynak: pirha


Fransa, Almanya ve İsviçre’deki gençler eğitim kampında buluştu

Almanya’nın Feldberg Schwarzwald belediyesinde bir araya gelen gençler, inançsal ve kurumsal eğitim aldı.

Almanya’nın Feldberg Schwarzwald belediyesinde gençler 28-30 Eylül arası bir araya geldi. Tanışma oyunları ve sazlı sözlü muhabbet ile ilk defa görüşen gençler kısa zamanda kaynaştı.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Eğitim Sorumlusu Yılmaz Kahraman, Aleviliğin temel bilgilerini aktardı. Eğitim kampında Fransızca, Almanca, İngilizce, Türkçe, Zazaca ve Kürtçe karışımı muhabbetler yapıldı. 

Kurumsal çalışmaların önemini örnekler ile anlatan Fransa, Almanya, İsviçre ve Avrupa Alevi Gençler Birliği katılımcıları, yerel Alevi Gençler Birliklerinde, ülke ve Avrupa komisyonlarda yer alabileceklerini dile getirdi. Verilen eğitim sonrası gruplar inançsal ve kurumsal bir bilgi yarışmasında öğrendiklerini heyecanla ölçtü. Grup Xızır çok az bir puan mesafesi ile birinciliği aldı.

Cumartesi akşamı Yılmaz Kahraman ile muhabbette buluşup, semah workshop’u ve deyiş değerlendirmesi yapıldı. Pazar günü ise tamamen kamp değerlendirilmesi ve sonraki üç ülke arasındaki Alsac (Fransa) Baden-Württemberg Süd (Almanya) ve Basel (İsviçre) çalışması ele alındı.

Yapılan değerlendirmelerin sonunda bölgenin ilk gençlik eğitim kampının verimli geçtiği sonucuna varıldı. Özellikle İsveç’ten katılan İsveç Alevi Gençlik sorumlusu bir çok tecrübe edindiğini ve bu tecrübeleri İsveç ve Skandinavya’da yaşayan gençlere taşıyacağına söylemesi canlara örgütlü yapının önemini tekrar gösterdi.

Eğitim kampında Nisan ayında tekrar ilkbahar kampının düzenlenmesi için çalışmalara başlanıldı.


kaynak: pirha